İnsanlar binlerce yıl boyunca çevreye verdikleri zararı, doğayla kurdukları ilişkiyi ve bunun sonuçlarını sayısız biçimde kanıtlamıştır. Doğa ile insan arasındaki bu ilişkinin tarihi, aynı zamanda üretim biçimlerinin, mülkiyet ilişkilerinin ve
İnsanlar binlerce yıl boyunca çevreye verdikleri zararı, doğayla kurdukları ilişkiyi ve bunun sonuçlarını sayısız biçimde kanıtlamıştır. Doğa ile insan arasındaki bu ilişkinin tarihi, aynı zamanda üretim biçimlerinin, mülkiyet ilişkilerinin ve
Rojava’ya dönük saldırılar anlatılırken hâlâ “denge”, “süreç”, “güvenlik” gibi kelimeler dolaşıma sokuluyor.Ama bu kelimeler gerçeği örtüyor. Gerçek şu ki hedefte olan, kadınların kazandıklarıdır. Bugün bu saldırıların merkezinde, Kürt kadınlarının Rojava’da
Zenginliğin arttığı bir dünyada, eşitsizlik derinleşmeye devam ediyor. Eşitsizliğin hüküm sürdüğü bir dünyada yaşıyoruz. 21. yüzyılda kadınlarla erkekler arasında; Kuzey ile Güney, Doğu ile Batı arasında; aynı ülkenin nüfusu içinde
Nancy Chodorow’un Anneliğin Yeniden Üretimi kitabı, anneliği biyolojik bir kader olarak değil, toplumsal ve psikolojik süreçler içinde şekillenen bir rol olarak ele alan öncü bir çalışmadır. Feminist teori ve psikanalizi
Feminizm Bir Kimlik Değil, Politik Bir Teori ve Mücadele Alanıdır. Valeria Bryson’ın Feminist Politika Teorisi adlı çalışması, feminizmi yalnızca kadınların taleplerine indirgenen bir eşitlik söylemi olmaktan çıkararak, modern siyaset düşüncesinin
Şiddetin tanımını hep dışarıda aradık. Kadınların gözlerine çekilmiş perdelerde, çatlak kemiklerde, tutanak altına alınmış tehditlerde. Oysa şiddet, bazen ne bağırır, ne iz bırakır. Kimi zaman fısıldar. Kimi zaman da sessizliğin
‘’Çoğu zaman kadın olmanın bizim için ne anlama geldiğini biçimlendiren şeyin tam olarak, içsel bir adaletsizlik duygusu ve isyan arzusunun eşlik ettiği gönülsüz bir teslimiyet olduğunu keşfettik.’’ Silvia Federici/Tenin Sınırlarının
Emperyalizm, Devlet Şiddeti ve Halkların Çözümü! Her yıl Aralık ayının ilk haftasında kutlanan İnsan Hakları Haftası, çoğu kez cılız açıklamalarla, protokol konuşmalarıyla ve yüzeysel mesajlarla geçiştiriliyor. Oysa hak ihlalleri, kayıplar,
“Kaç yıl oldu saymadım köyden göçeli,Mevsimler geldi geçti, görüşmeyeli…”Sen söyle, arkadaşım. Geçti mi sahi?Ben mevsimleri sayamadım.Hava hep kapalı. Gökyüzü yok. 18 saatlik üretim ışıkları yalnızca beyaz. Tavanda hep benden büyük,
Okuma Önerisi; Orijinal adıyla Herland, Amerikalı feminist Charlotte Perkins Gilman tarafından 1915’te yazılmış bir ütopya romanıdır. 2007 yılında Seher Özbay’ın özenli çevirisiyle dilimize kazandırılmıştır. Kitap, üç erkek karakterin keşfetme dürtüsüyle






