BİRİ BİZE BUNU AÇIKLASIN BEYLER

‘’Çoğu zaman kadın olmanın bizim için ne anlama geldiğini biçimlendiren şeyin tam olarak, içsel bir adaletsizlik duygusu ve isyan arzusunun eşlik ettiği gönülsüz bir teslimiyet olduğunu keşfettik.’’
Silvia Federici/Tenin Sınırlarının Ötesinde

 
Antalya’da güvenlik görevlisi Zübeyir Canatan, evli olduğu 43 yaşındaki Songül Canatan’ı ve 7 yaşındaki kızları Sena Canatan’ı boğazlarını bıçakla keserek öldürdü. 

 İstanbul’da 2 yıl önce kaybolan Nuriye Dilmaç’ın eskiden evli olduğu Dursun D. ve oğlu Eren D. tarafından tuzak kurulduktan sonra boğularak öldürüldüğü ortaya çıktı. Failin daha önce Nuriye’yi öldürüp gömmekle tehdit ettiği öğenildi.
 
Adana’da 8 yaşındaki Ada Altunbaş, babası Sergen Altunbaş tarafından ateşli silahla vurularak öldürüldü. 6 yaşındaki oğlu Mert’i de öldüren fail daha sonra aynı silahla intihar etti. 
 
Konya’da 19 yaşındaki Nida Türkmen, kardeşi Nadir Türkmen tarafından ateşli silhala vurularak öldürüldü. Bİr süre önce cezaevinden çıkan ve 10’a yakın suç kaydı olduğu öğrenilen fail annesini de yaraladı. Daha sonra aynı silahla intihar etti.   
 
İstanbul’da 37 yaşındaki Durdano Khokimova’nın bedeni parçalanmış bir şekilde çöp konteynerinde ve valizde bulundu. Fail D.A.U.T., G. A. K. ve yardım eden E. K.yakalandı. 
 
İzmir’de 18 yaşındaki Dilan Geyik evde asılı halde bulunmuştu. Etkin soruşturma ve failin intihar mektubu cinayeti, Dilan’ın birlikte olduğu Mustafa Bingöl tarafından boğularak öldürüldüğü ortaya çıktı.
 
Manisa’da 41 yaşındaki 7 çocuk annesi Pınar Karataş, boşanma aşamasında olduğu ve hakkında uzaklaştırma kararı aldığı Hayrettin Karataş tarafından sokakta ateşli silahla vurularak öldürüldü. Fail yakalandı.

2026 Ocak ayında 22 kadın katledi, 14 kadının ölümü ise şüpheli olarak kayıtlara geçti.

Öldürülen kadınların %73’ü evlerinde ve %23’ü evli olduğu erkek tarafından öldürüldü.

Ankara’da 57 yaşındaki Azize Cengiz, 28 yaşındaki Beyzanur Uçan Cengiz ve 8 yaşındaki Azra Cengiz, Recep Cengiz tarafından ateşli silahla vurularak öldürüldü. Önce Azize ve Azra’nın olduğu eve gidip cinayeti işleyen failin daha sonra kurye kılığına girerek Beyzanur’u öldürdüğü ortaya çıktı. İntihar eden failin cezaevinden izinli olarak çıktığı öğrenildi. 

İstanbul’da Durdona Khakımova’nın öldürüldüğü ikamette, 32 yaşındaki Ergashalieva Sayyora’nın da aynı şüphelilerce öldürülüp cesedinin parçalanarak farklı ilçelerdeki çöp konteynerlerine atıldığı tespit edilmiştir. Olayın halihazırda tutuklu bulunan iki faili  hakkında G.A.K. ve D.A.U.T. “Kasten Öldürme” suçundan ek adli işlem başlatılmış ve şüphelilerin adliyeye sevk edileceği bildirilmişti.

Van’da 4 çocuk annesi 33 yaşındaki Gönül Alkan, evli olduğu Kemalettin Alkan tarafından çocuklarının gözü önünde bıçaklanarak öldürüldü. Gönül’ün yıllardır şiddet gördüğü ve fail hakkında defalarca şikayette bulunduğu öğrenildi.

Ağrı’da 35 yaşındaki 8 çocuk annesi Güler Özkan, 17 yaşındaki kızının berdel usulüyle evlendirilmesine karşı çıktığı gerekçesiyle evli olduğu Servet Özkan tarafından çocuklarının gözü önünde silahla vurularak öldürüldü.

İstanbul’da 32 yaşındaki Filiz Şağbangül, kadın sığınma evinde kaldığını öğrenen boşanma aşamasında olduğu evli olduğu Gıyasettin Şağbangül tarafından çocuklarının gözü önünde bıçaklanarak öldürüldü.

Kocaeli’de 55 yaşındaki sınıf öğretmeni Aylin Polat Dağ, boşanma aşamasında olduğu Erdal Dağ tarafından, hakkında uzaklaştırma kararı bulunmasına rağmen, Marmaray istasyonunda beklediği sırada tabancayla başından vurularak öldürüldü.

Gaziantep’te 55 yaşındaki Emine Yusuf, altınlarını çalmak amacıyla evine giren kardeşi Muhammed Vekil ve beraberindeki 3 kişi tarafından boğularak öldürüldü. Olay sırasında annesiyle birlikte evde bulunan 15 yaşındaki kızı da saldırganlar tarafından bıçaklanarak yaralandı.


Şubat Ayında 23  Kadın Cinayeti, 29 Şüpheli Kadın Ölümü

Şubat ayında öldürülen kadınların %65’i evlerinde ve %43’ü evli olduğu erkek tarafından öldürüldü.


Bunlar sadece geçtiğimiz iki ayda çoğunlukla en güvenli olmaları gereken yerde, evlerinde ve aynı yastığa baş koydukları erkekler tarafından katledilen kadınlardan bazıları ve onların kısa yaşam mücadeleleri.
Bu tabloya bakıp erkeklerden nefret edip etmediğimi sorguluyorum. Kendimi, duygularımı yokluyorum ama hayır, etmiyorum. Yalnız bir problem var: Erkeklerden nefret etmiyorum, onlardan korkuyorum. Erkeklerle dolu bir odada yalnız kalsam çıldırasıya korkarım örneğin. Bunu abartılı buluyorsanız hayatınızdaki kadınlarla konuşmuyorsunuz demektir beyler.


Eğer insan doğası tekelinizdeymiş gibi davranıp tüm hikâyeyi şekillendirdiğinizi düşünüyorsanız, gücü elinizde tutup eleştiri dahi kabul etmiyorsanız ve gerginliğinizle şiddet kullanmadan başa çıkamıyorsanız; kontrolde olmayı becerip beceremediğinizi bir kez daha düşünmeniz gerekiyor.
Bir erkek benim hayatımı ya da yukarıdaki kadınlardan birinin hayatını yaşasa ne düşünürdü merak ediyorum. Çünkü her 5 kadından 3’ü hayatı boyunca en az bir kez cinsel tacize, 4’ü ise en az bir kez şiddete maruz kalıyor. Birçok kadın tecavüze ve ömrü boyunca cinsel tacize uğruyor. Bunun neden sorun olmadığını, neden toplumda infial yaratmadığını birinin bize açıklaması gerek. Bunları bizi kurban görün diye anlatmıyorum. Kurban değiliz. Anlatıyorum; çünkü bildiklerimizi ve yaşadıklarımızı bilin istiyorum. Bu gerekli.


Birkaç gün önce 8 yaşında bir kız çocuğu annesinin yanında, boyunun iki katı bir tabuta konuldu. Yan tabutta yatan annesi, kendisine tecavüz eden kişi ile zorla evlendirilmiş; evliliği boyunca cinsel, fiziksel ve psikolojik şiddet görmüştü. Hatırlayabildiği yaştan o tabuta konulana kadar Hifa İkra, öz babası tarafından cinsel istismara maruz bırakılmış; psikolojik ve fizyolojik olarak yardımsız yaşayamaz hale gelmişti. Annesi çığlık çığlığa yardım ararken fail serbestçe dolaşıyordu.


BUNUN NEDEN SORUN OLMADIĞINI BİRİ BİZE AÇIKLASIN!


Bir günde aynı isim ve soyisimde iki kadını toprağa vermek zorunda kalmamız, isimlerin sık rastlanır olmasıyla mı yoksa kadınlara yönelik suçların sıklığı ile mi açıklanır? İstatistik bize bunu nasıl açıklayabilir?
Öğretmen Fatma Nur Çelik’in katili ifadesinde; sevgilisinden ayrıldığını, kendinde olmadığını, rastgele bıçakladığını söylüyor. Şiddetin normalleştiği, erkek olmanın ayrıcalıklarının çok erken yaşlarda keşfedildiği bir iklimde Fatma Nur Çeliklerin katli rastgele olabilir mi? Fatmanur’un oğlunun, kalan ömrünü o tabutun başında geçireceği gerçeği bu rastgelelikle açıklanabilir mi?
Her yıl yüzlerce kadın erkek şiddeti ile yaşamdan koparılırken ve milyonlarcamız her gün bu şiddeti farklı düzeylerde yaşayıp sabır ve tahammül testinden geçerken; bunun bir sorun olduğunu, büyük bir sorun olduğunu görmeden yaşamanın da patriarkaya katkı ve destek olduğunu bilmeniz gerek beyler. Evet, patriarkayı siz yaratmadınız ama sürdürmek ve korumakla yükümlü kılındınız ve görevinizi sadakatle yerine getiriyorsunuz.


Kadınlar olarak güçsüz bırakılmak bizim insanlığımızı yok etmiyor. Biz direniyoruz. Sadece başkasını güçsüz bırakma hakkını kendinde görenler insanlığını kaybeder. Zayıf olanlar onlardır, zayıf olan sizsiniz. Kendinize bizi korumakla ilgili bir rol biçiyorsunuz. Sizden koruma talep etmiyoruz. Biz kendimizi koruruz. Siz sadece kendi gerginliğinizle şiddet kullanmadan başa çıkabilin ve şiddet kullanan hemcinslerinizi korumayı, haklı çıkarmayı bırakın. Onları eleştirip dışlayın. Dilinizi düzeltin, dildeki şiddet öğelerini kullanmayı reddedin.
Düşünün; bu ifadeler binlerce yıl boyunca kadınların ve kız çocuklarının kendilerine bakış açılarını ve cinsiyete dayalı şiddet beklentilerini nasıl etkiliyor olabilir? Peki, erkeklerin ve oğlan çocuklarının kadınların değerine bakış açılarını ve cinsiyete dayalı şiddet tutumlarını nasıl etkiliyor olabilir? Şimdi, şu andan itibaren sadece bunu yapsanız dahi çok değil, sadece birkaç kuşak sonra dünya hepimiz için daha yaşanabilir bir yer olmaya başlayacaktır. Siz bunu yaptığınızda bu topraklarda toplumsal cinsiyete dayalı şiddet sonucu öldürülen kadınlar, çocuklar ve LGBTİ+’lar geri gelmeyecektir ama onları toprağa gönderen bu üstünlük zehrinin kuşaktan kuşağa aktarımı son bulacaktır. İşte biz o zehrin kökünü kesip atmak zorundayız beyler. Yoksa bu zehir herkesi herkesin karşısında, her an güç elde edebilecek bir grubun kurbanı pozisyonuna getirebilecek durumda ve bunun açıklanmaya değil yok edilmesine gerek var.


İlkay Akgün McMullen

Kaynakça
Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu Ocak/ Şubat 2026 Raporları

1 Votes: 1 Upvotes, 0 Downvotes (1 Points)

Leave a reply

Sosyal Medya
  • Facebook38.5K
  • X Network32.1K
  • Behance56.2K
  • Instagram18.9K

En Son Yazılarımızdan İlk Siz Haberdar Olun!

E-posta yoluyla bülten almayı kabul ediyorum. Daha fazla bilgi için lütfen şurayı inceleyin:Gizlilik Politikamız

Advertisement

Loading Next Post...
Takip Et
Search Trending
Şimdi Popüler
Loading

Signing-in 3 seconds...