Şiddetin tanımını hep dışarıda aradık. Kadınların gözlerine çekilmiş perdelerde, çatlak kemiklerde, tutanak altına alınmış tehditlerde. Oysa şiddet, bazen ne bağırır, ne iz bırakır. Kimi zaman fısıldar. Kimi zaman da sessizliğin
Şiddetin tanımını hep dışarıda aradık. Kadınların gözlerine çekilmiş perdelerde, çatlak kemiklerde, tutanak altına alınmış tehditlerde. Oysa şiddet, bazen ne bağırır, ne iz bırakır. Kimi zaman fısıldar. Kimi zaman da sessizliğin
Okuma Önerisi; Orijinal adıyla Herland, Amerikalı feminist Charlotte Perkins Gilman tarafından 1915’te yazılmış bir ütopya romanıdır. 2007 yılında Seher Özbay’ın özenli çevirisiyle dilimize kazandırılmıştır. Kitap, üç erkek karakterin keşfetme dürtüsüyle
“Kapitalizmde, özellikle de emperyalist evresinde, savaşlar kaçınılmazdır.” 21 Nisan 2026 tarihli bu yazı, Pakistan aracılığıyla yürütülmeye gayret edilen açmaz günlerinde kaleme alındı ve görünen o ki, ilk raund İran’ındı. Elbette,
Bugün, 6 Şubat depremlerinin üçüncü yıl dönümü.Maraş’tan Antakya’ya, Adıyaman’dan Diyarbakır’a, Antep’ten Malatya’ya, Malatya’dan Hatay’a uzanan büyük yıkımın ve tarifsiz acının üzerinden tam üç yıl geçti. Üç yıl geçti ama o
Yönetmen: Siddiq Barmak Senaryo: Siddiq Barmak Yapım Yılı: 2003 Süre: Yaklaşık 83 dakika Ülkeler: Afganistan, Hollanda, Japonya, İran, İrlanda ortak yapımı Dil: Dari Başlıca Oyuncular: Marina Golbahari (Osama), Arif Herati
“Ne zaman bir kadın kendisi için ayağa kalksa, aslında tüm kadınlar için ayağa kalkar!” “Bir okul, Devrimimizin üzerinde temellendiği yeni toplumsal ilişkilerin ve saygınlığın ilk adımlarının atıldığı devasa bir laboratuvardı.
Film önerisi; 2003 İspanya yapımı olan filmin yönetmeni ve aynı zamanda senaristlerinden biri Icíar Bollaín’dir. Film, bugüne kadar gösterildiği 30’a yakın ülkede büyük ilgi görmüş, sadece İspanya’da iki milyona yakın
Şiddet çoğu zaman yalnızca vurmak, yaralamak ya da öldürmek üzerinden tanımlanır. Oysa şiddet, yalnızca bedende morluk bırakan bir saldırı değildir. Bazen bir kadının yaşamını sürdürebilmek için bir erkeğe ekonomik olarak
Zeliha Altuntaş Maraş ve Urfa’da yaşanan olaylar, okulun artık yalnızca bir eğitim kurumu değil, aynı zamanda bir kriz alanı hâline geldiğini göstermektedir. Okul içinde gerçekleşen saldırılar, şiddetin dışsal değil, sistemin
Bu Bir “Ahlak Sorunu” Değil, İktidar Sorunudur. Cinsel taciz ve tecavüz, çoğu zaman bireysel suçlar olarak ele alınır. Sanki mesele birkaç “sapkın” insanın davranışıymış gibi sunulur. Oysa bugün yaşananlar, bunun






