Jina Mahsa Amini’den Armita Geravand’ya, Nagihan Akarsel’den bize uzanan bir yangının hikâyesi Bir kadın düşünün ki adı bile rejim tarafından yasaklanmış olsun; doğduğunda devlet onu “Mahsa” diye kayda geçirirken ailesi
Jina Mahsa Amini’den Armita Geravand’ya, Nagihan Akarsel’den bize uzanan bir yangının hikâyesi Bir kadın düşünün ki adı bile rejim tarafından yasaklanmış olsun; doğduğunda devlet onu “Mahsa” diye kayda geçirirken ailesi
Ataerkil kültürün bize biçtiği kadın ve erkek profili, Allah’ın Kuran’da anlattığı kadın ve erkek profilleri ile örtüşmüyor. Allah, kadınları zayıf, aciz, naif, zarif, kırılgan, hassas, korunmaya muhtaç, kanadı kırık, duygusal
Türkiye’de hayvan hakları mücadelesinin omurgasını oluşturan 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu, yıllarca eksikleri olsa da temel bir çerçeve sunmuş; “yaşam hakkı” kavramını devlet politikası içinde görünür kılmıştı. Fakat 2024–2025 sürecinde,
İstanbul, Ankara, İzmir, Diyarbakır ve birçok ilde 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Mücadele Günü kapsamında düzenlenen etkinliklerde, artan şiddet vakalarına dikkat çekilerek önleyici politikaların güçlendirilmesi çağrısı yapıldı. İstanbul, 25
AYŞE ŞAN (1938 – 18 Aralık 1996) Kürt müziğinin efsanevi kadın seslerinden. Kürt müziğinin en güçlü kadın yorumcularından biri olan Ayşe Şan’ın bütün yaşamı sürgünle geçti. Diyarbakır’dan Antep’e, oradan İstanbul’a,
2025 “Aile Yılı” olarak ilan edildi. Devletin bütün kurumlarıyla, bakanlıklarıyla, propagandasıyla, billboardlarıyla duyurduğu bir yıl. Ama kadınların hafızasında 2025, Aile Yılı değil: Şiddet Yılı, Kırım Yılı, Yas Yılı olarak yer
Modern dünya görüşümüzün büyük bir kısmı, binlerce yıl önce Orta Doğu’da çıkan eski dinlerin temellerine dayanmaktadır. Ancak bu temelleri kim ve ne zaman attı? Bu yazımızda; kendisinden sonra gelen Hristiyanlık
Kadınlara yönelik şiddet, münferit vakaların toplamı değildir. Taciz, tecavüz, zorla evlendirme, çocuk yaşta evlilik, “namus” cinayetleri ve kamusal alanda hedef gösterme; hepsi aynı tarihsel damardan beslenir: erkek egemen iktidarın sürekliliği.
Bir tur bindiğim bisikletin bile beni yargılar, Gözlerimi kapasam, yolsuz, duraksız, kuralsız olsam, Sonra sana anlatsam kırılgan dallarımı, Korkularımı, bir çocuktan fazla arzularımı, Kayboluşlarımı, sanrılarımı, Sırlarımı ki aklın hayalin yetmez,
Geçmiş Yeniden Yazılıyor, Merkezde Kadınlar Var İnsanlık tarihinin en eski yerleşimlerinden biri olan Çatalhöyük, yalnızca arkeolojinin değil, toplumsal cinsiyet tarihinin de yeniden yazılmasına yol açacak bulgularla gündemde. Uzun yıllar boyunca






