Kadınlar ve erkeklerin hukuku da tarihsel. Okuma yazma bilmeyen, toplumda tek var olma şekli bir adamın eşlerinden biri; çocuklarının annesi payesi olan, evliliği kocasının iki dudağı ve anlık psikolojik hâline
Kadınlar ve erkeklerin hukuku da tarihsel. Okuma yazma bilmeyen, toplumda tek var olma şekli bir adamın eşlerinden biri; çocuklarının annesi payesi olan, evliliği kocasının iki dudağı ve anlık psikolojik hâline
Yıllar önceydi. Yaklaşık yirmi yıl kadar önce… Sürekli gittiğim bir marketin kasasında henüz işe o gün başlayan genç bir kız gördüm. Sessiz, ürkek ve gözleri hep yere yakın. İnsan daha
“Kadının esaret altında tutulduğu bir toplumda, hiç kimse erkek kadar ağır bir biçimde cezalandırılmamıştır.”(**) Zeliha Altuntaş (Komün TV): 25 Kasım’ı geride bıraktık. “Mirabel Kardeşler” nezdinde şiddetin her türlüsünü konuşmak istiyorum.
Adalet, eşitliğin bozulması sonucu ortaya çıkan bir kavramdır. Adalet, bozulan eşitliğin yeniden tahsis edilmesi, oluşan eşitsizlikten kaynaklı yaşanan maddi ve manevi kayıpların; kaybedenin ve kamunun vicdanını rahatlatması için gereklidir. Herkes
Bir arada duramayan bizlere, ortak dertleri olup da birlikte düşünüp çözüm aramak, direnmek ve mücadeleyi beraber vermek yerine odanın iki ucunda durmayı tercih edenlere. Freud’un “Kirpiler Teoremi” iyi bir örnek;
2017-2018 istatistiklerine göre internette en çok aranan sözcük “feminizm”di. Ancak gözlemlerime göre hâlâ hakkında en az şey bilinen ve çokça önyargının olduğu bir konu aynı zamanda. Bu yazı, hemen her
Modern dünyada, özellikle de Batı dünyasında, Antik Yunan kültüründen daha fazla temel oluşturan bir kültür yok. Sanat, mimari, tiyatro, tıp, matematik, felsefe ve siyaset alanlarında önemli yeniliklere imza atmışlar ve
“Kaç yıl oldu saymadım köyden göçeli,Mevsimler geldi geçti, görüşmeyeli…”Sen söyle, arkadaşım. Geçti mi sahi?Ben mevsimleri sayamadım.Hava hep kapalı. Gökyüzü yok. 18 saatlik üretim ışıkları yalnızca beyaz. Tavanda hep benden büyük,
Kadın emeği tarih boyunca büyük ölçüde görünmez kılınmış; eril tarih anlatılarında kadınlar, toplumsal cinsiyet rolleriyle sınırlandırılmıştır. Toplumsal sözleşmelerle de desteklenen sivil toplum, aynı zamanda kadınların bedeni ve emeği üzerinde erkeklere
Jina Mahsa Amini’den Armita Geravand’ya, Nagihan Akarsel’den bize uzanan bir yangının hikâyesi Bir kadın düşünün ki adı bile rejim tarafından yasaklanmış olsun; doğduğunda devlet onu “Mahsa” diye kayda geçirirken ailesi






