Yıllar önceydi. Yaklaşık yirmi yıl kadar önce… Sürekli gittiğim bir marketin kasasında henüz işe o gün başlayan genç bir kız gördüm. Sessiz, ürkek ve gözleri hep yere yakın. İnsan daha
Yıllar önceydi. Yaklaşık yirmi yıl kadar önce… Sürekli gittiğim bir marketin kasasında henüz işe o gün başlayan genç bir kız gördüm. Sessiz, ürkek ve gözleri hep yere yakın. İnsan daha
Jina Mahsa Amini’den Armita Geravand’ya, Nagihan Akarsel’den bize uzanan bir yangının hikâyesi Bir kadın düşünün ki adı bile rejim tarafından yasaklanmış olsun; doğduğunda devlet onu “Mahsa” diye kayda geçirirken ailesi
Kadınlara yönelik şiddet, münferit vakaların toplamı değildir. Taciz, tecavüz, zorla evlendirme, çocuk yaşta evlilik, “namus” cinayetleri ve kamusal alanda hedef gösterme; hepsi aynı tarihsel damardan beslenir: erkek egemen iktidarın sürekliliği.
Adalet, eşitliğin bozulması sonucu ortaya çıkan bir kavramdır. Adalet, bozulan eşitliğin yeniden tahsis edilmesi, oluşan eşitsizlikten kaynaklı yaşanan maddi ve manevi kayıpların; kaybedenin ve kamunun vicdanını rahatlatması için gereklidir. Herkes
Bu hafta tarihteki tanrıçalar hakkında yazacağımızı duyurmuştuk; ancak LGBTİ+’lara yönelik artan baskılar, nefret söylemleri, gözaltılar ve yargı baskısı ile sindirme girişimleri sokaklardan dijital alana dek yayılınca bu konuda bir söz
AYŞE ŞAN (1938 – 18 Aralık 1996) Kürt müziğinin efsanevi kadın seslerinden. Kürt müziğinin en güçlü kadın yorumcularından biri olan Ayşe Şan’ın bütün yaşamı sürgünle geçti. Diyarbakır’dan Antep’e, oradan İstanbul’a,
İstanbul, Ankara, İzmir, Diyarbakır ve birçok ilde 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Mücadele Günü kapsamında düzenlenen etkinliklerde, artan şiddet vakalarına dikkat çekilerek önleyici politikaların güçlendirilmesi çağrısı yapıldı. İstanbul, 25
2025 “Aile Yılı” olarak ilan edildi. Devletin bütün kurumlarıyla, bakanlıklarıyla, propagandasıyla, billboardlarıyla duyurduğu bir yıl. Ama kadınların hafızasında 2025, Aile Yılı değil: Şiddet Yılı, Kırım Yılı, Yas Yılı olarak yer
Modern dünya görüşümüzün büyük bir kısmı, binlerce yıl önce Orta Doğu’da çıkan eski dinlerin temellerine dayanmaktadır. Ancak bu temelleri kim ve ne zaman attı? Bu yazımızda; kendisinden sonra gelen Hristiyanlık
İnsanlar binlerce yıl boyunca çevreye verdikleri zararı, doğayla kurdukları ilişkiyi ve bunun sonuçlarını sayısız biçimde kanıtlamıştır. Doğa ile insan arasındaki bu ilişkinin tarihi, aynı zamanda üretim biçimlerinin, mülkiyet ilişkilerinin ve






