“Kapitalizmde, özellikle de emperyalist evresinde, savaşlar kaçınılmazdır.” 21 Nisan 2026 tarihli bu yazı, Pakistan aracılığıyla yürütülmeye gayret edilen açmaz günlerinde kaleme alındı ve görünen o ki, ilk raund İran’ındı. Elbette,
Dünyanın hızla akan nabzını tutan kısa duraklar. Toplumsal olayların, politik dönüşümlerin ve çalkantılı sohbetlerin güncel yüzü.
“Kapitalizmde, özellikle de emperyalist evresinde, savaşlar kaçınılmazdır.” 21 Nisan 2026 tarihli bu yazı, Pakistan aracılığıyla yürütülmeye gayret edilen açmaz günlerinde kaleme alındı ve görünen o ki, ilk raund İran’ındı. Elbette,
Zeliha Altuntaş Maraş ve Urfa’da yaşanan olaylar, okulun artık yalnızca bir eğitim kurumu değil, aynı zamanda bir kriz alanı hâline geldiğini göstermektedir. Okul içinde gerçekleşen saldırılar, şiddetin dışsal değil, sistemin
“Kadının esaret altında tutulduğu bir toplumda, hiç kimse erkek kadar ağır bir biçimde cezalandırılmamıştır.”(**) Zeliha Altuntaş (Komün TV): 25 Kasım’ı geride bıraktık. “Mirabel Kardeşler” nezdinde şiddetin her türlüsünü konuşmak istiyorum.
Fiziksel şiddetin etkileri beden üzerinde ölçülebilen; fakat ruh ve psikoloji üzerinde izleri farklılık gösteren ve öngörülemeyen etkiler içerir. İspanya’daki Noelia Castillo Ramos olayı, şiddet ve tacizden sonra kendi bedenine zarar
‘’Çoğu zaman kadın olmanın bizim için ne anlama geldiğini biçimlendiren şeyin tam olarak, içsel bir adaletsizlik duygusu ve isyan arzusunun eşlik ettiği gönülsüz bir teslimiyet olduğunu keşfettik.’’ Silvia Federici/Tenin Sınırlarının
Emeğe, Patriarkaya ve Sömürü Düzenine Karşı Tarihsel Bir Başkaldırı Ateşten Doğan Bir Tarih 8 Mart bir takvim günü değildir. 8 Mart, kadınların tarih boyunca biriken öfkesinin, emeğinin ve direnişinin adı
Tarihsel Bir Kesinti Olarak 1 Mart : 1 Mart 2003, Türkiye siyasal tarihinde yalnızca bir parlamento oylaması değildir. Bu tarih, sermaye birikim rejiminin savaş yoluyla yeniden düzenlenmesine karşı ortaya çıkan
Bu hafta tarihteki tanrıçalar hakkında yazacağımızı duyurmuştuk; ancak LGBTİ+’lara yönelik artan baskılar, nefret söylemleri, gözaltılar ve yargı baskısı ile sindirme girişimleri sokaklardan dijital alana dek yayılınca bu konuda bir söz
Bugün, 6 Şubat depremlerinin üçüncü yıl dönümü.Maraş’tan Antakya’ya, Adıyaman’dan Diyarbakır’a, Antep’ten Malatya’ya, Malatya’dan Hatay’a uzanan büyük yıkımın ve tarifsiz acının üzerinden tam üç yıl geçti. Üç yıl geçti ama o
Rojava’ya dönük saldırılar anlatılırken hâlâ “denge”, “süreç”, “güvenlik” gibi kelimeler dolaşıma sokuluyor.Ama bu kelimeler gerçeği örtüyor. Gerçek şu ki hedefte olan, kadınların kazandıklarıdır. Bugün bu saldırıların merkezinde, Kürt kadınlarının Rojava’da






