On yıllardır eşcinsellik ve trans varoluşlar birer suç, hastalık ve utanç kaynağı olarak görülüyor. Onur, kişinin kendi kimliğini gizlemeden, korkmadan, açıkça yaşayabilmesini temsil eder. Onur, her insanın eşit şekilde yaşam
Dünyanın hızla akan nabzını tutan kısa duraklar. Toplumsal olayların, politik dönüşümlerin ve çalkantılı sohbetlerin güncel yüzü.
On yıllardır eşcinsellik ve trans varoluşlar birer suç, hastalık ve utanç kaynağı olarak görülüyor. Onur, kişinin kendi kimliğini gizlemeden, korkmadan, açıkça yaşayabilmesini temsil eder. Onur, her insanın eşit şekilde yaşam
Hene Ebuzeyneb İçin Adalet: Feminist Kadınlardan KamuoyunaBu taleplerimiz; resmi iddiaların, aceleci medya dilinin ve olası manipülasyonların karşısına feminist şüpheyle dikilen feminist kadınların bağımsız araştırma ve iz sürme çabasının ürünüdür. Hene
Geçtiğimiz günlerde İstanbul Barosu Kadın Hakları Merkezi ve Genç Avukatlar Meclisi tarafından düzenlenen etkinlikte, Feryal Saygılıgil ve Güliz Sağlam’ın yönetmenliğini yaptığı “Kadınlar Grevde” belgeselini izledik. Yirmi yıl önce başlayan Novamed grevini konu
“Kapitalizmde, özellikle de emperyalist evresinde, savaşlar kaçınılmazdır.” 21 Nisan 2026 tarihli bu yazı, Pakistan aracılığıyla yürütülmeye gayret edilen açmaz günlerinde kaleme alındı ve görünen o ki, ilk raund İran’ındı. Elbette,
Zeliha Altuntaş Maraş ve Urfa’da yaşanan olaylar, okulun artık yalnızca bir eğitim kurumu değil, aynı zamanda bir kriz alanı hâline geldiğini göstermektedir. Okul içinde gerçekleşen saldırılar, şiddetin dışsal değil, sistemin
“Kadının esaret altında tutulduğu bir toplumda, hiç kimse erkek kadar ağır bir biçimde cezalandırılmamıştır.”(**) Zeliha Altuntaş (Komün TV): 25 Kasım’ı geride bıraktık. “Mirabel Kardeşler” nezdinde şiddetin her türlüsünü konuşmak istiyorum.
Fiziksel şiddetin etkileri beden üzerinde ölçülebilen; fakat ruh ve psikoloji üzerinde izleri farklılık gösteren ve öngörülemeyen etkiler içerir. İspanya’daki Noelia Castillo Ramos olayı, şiddet ve tacizden sonra kendi bedenine zarar
‘’Çoğu zaman kadın olmanın bizim için ne anlama geldiğini biçimlendiren şeyin tam olarak, içsel bir adaletsizlik duygusu ve isyan arzusunun eşlik ettiği gönülsüz bir teslimiyet olduğunu keşfettik.’’ Silvia Federici/Tenin Sınırlarının
Emeğe, Patriarkaya ve Sömürü Düzenine Karşı Tarihsel Bir Başkaldırı Ateşten Doğan Bir Tarih 8 Mart bir takvim günü değildir. 8 Mart, kadınların tarih boyunca biriken öfkesinin, emeğinin ve direnişinin adı
Tarihsel Bir Kesinti Olarak 1 Mart : 1 Mart 2003, Türkiye siyasal tarihinde yalnızca bir parlamento oylaması değildir. Bu tarih, sermaye birikim rejiminin savaş yoluyla yeniden düzenlenmesine karşı ortaya çıkan






