Bir yandan kahvesini yudumluyor, bir yandan balkon pervazında duran o yapay yeşilliği suluyordu kadın. Her sabah. İstisnasız.İnce belli çay bardağını yarısına kadar dolduruyor, plastik yaprakların arasına yavaşça döküyordu suyu. Damlalar,
Bir yandan kahvesini yudumluyor, bir yandan balkon pervazında duran o yapay yeşilliği suluyordu kadın. Her sabah. İstisnasız.İnce belli çay bardağını yarısına kadar dolduruyor, plastik yaprakların arasına yavaşça döküyordu suyu. Damlalar,
Kadın emeği tarih boyunca büyük ölçüde görünmez kılınmış; eril tarih anlatılarında kadınlar, toplumsal cinsiyet rolleriyle sınırlandırılmıştır. Toplumsal sözleşmelerle de desteklenen sivil toplum, aynı zamanda kadınların bedeni ve emeği üzerinde erkeklere
Alevilik öğretisinin özündeki eşitlik, yeniden hatırlanmaya muhtaçtır. Eşitlikçi yapı korunamadığı müddetçe böyle bir inançtan bahsetmek mümkün değildir. “Can” kavramı yalnızca cinsiyetin değil, iktidarın da ötesindedir. Zira bu bakış açısı, emek
“Kadının esaret altında tutulduğu bir toplumda, hiç kimse erkek kadar ağır bir biçimde cezalandırılmamıştır.”(**) Zeliha Altuntaş (Komün TV): 25 Kasım’ı geride bıraktık. “Mirabel Kardeşler” nezdinde şiddetin her türlüsünü konuşmak istiyorum.
Fiziksel şiddetin etkileri beden üzerinde ölçülebilen; fakat ruh ve psikoloji üzerinde izleri farklılık gösteren ve öngörülemeyen etkiler içerir. İspanya’daki Noelia Castillo Ramos olayı, şiddet ve tacizden sonra kendi bedenine zarar
“En güzel denizhenüz gidilmemiş olandır.En güzel çocukhenüz büyümedi.En güzel günlerimizhenüz yaşamadıklarımız…” Gün gelecek, ortalığı bir duman kaplayacak, dabbet-ül arz (yeraltı canavarları) yeryüzüne çıkacaklar, güneş batıdan doğup doğudan batacak, Yecüc ve mecüc ortalığa
Zeliha Altuntaş Maraş ve Urfa’da yaşanan olaylar, okulun artık yalnızca bir eğitim kurumu değil, aynı zamanda bir kriz alanı hâline geldiğini göstermektedir. Okul içinde gerçekleşen saldırılar, şiddetin dışsal değil, sistemin
“Çocukluk, modern toplumların icat ettiği bir ayrıcalıktır, bu ayrıcalık sadece bazı sınıflara tanınır.” — Philippe Ariès Masumiyetin Çıplak Ayakları: Heidi Heidi… Çocukluğumuzun unutulmaz karakterlerinden biri değil midir? Bizi televizyon ekranlarından alıp,
“Kapitalizmde, özellikle de emperyalist evresinde, savaşlar kaçınılmazdır.” 21 Nisan 2026 tarihli bu yazı, Pakistan aracılığıyla yürütülmeye gayret edilen açmaz günlerinde kaleme alındı ve görünen o ki, ilk raund İran’ındı. Elbette,
Bu Bir “Ahlak Sorunu” Değil, İktidar Sorunudur. Cinsel taciz ve tecavüz, çoğu zaman bireysel suçlar olarak ele alınır. Sanki mesele birkaç “sapkın” insanın davranışıymış gibi sunulur. Oysa bugün yaşananlar, bunun






