Şiddet kavramı, en temel anlamıyla, güçlünün zayıf üzerinde uyguladığı baskı, işkence, güç gösterisi, can yakma ve nihayetinde zayıfı yok etme çabasıdır. Peki, bu yok etme isteği nereden kaynaklanmaktadır? İnsanlık tarihi
Şiddet kavramı, en temel anlamıyla, güçlünün zayıf üzerinde uyguladığı baskı, işkence, güç gösterisi, can yakma ve nihayetinde zayıfı yok etme çabasıdır. Peki, bu yok etme isteği nereden kaynaklanmaktadır? İnsanlık tarihi
Geçtiğimiz günlerde İstanbul Barosu Kadın Hakları Merkezi ve Genç Avukatlar Meclisi tarafından düzenlenen etkinlikte, Feryal Saygılıgil ve Güliz Sağlam’ın yönetmenliğini yaptığı “Kadınlar Grevde” belgeselini izledik. Yirmi yıl önce başlayan Novamed grevini konu
Fiziksel şiddetin etkileri beden üzerinde ölçülebilen; fakat ruh ve psikoloji üzerinde izleri farklılık gösteren ve öngörülemeyen etkiler içerir. İspanya’daki Noelia Castillo Ramos olayı, şiddet ve tacizden sonra kendi bedenine zarar
“Kadınların başkaldırması, insanlığın başkaldırması demektir.” Birleşmiş Milletler Örgütü’nün son verileri (19 Kasım 2025), yeryüzünde 840 milyon kadının -yani 15 yaş üzeri yaklaşık her üç kadından birinin- yaşamlarında en az bir
Bir yandan kahvesini yudumluyor, bir yandan balkon pervazında duran o yapay yeşilliği suluyordu kadın. Her sabah. İstisnasız.İnce belli çay bardağını yarısına kadar dolduruyor, plastik yaprakların arasına yavaşça döküyordu suyu. Damlalar,
Gecenin en karanlık anında irkilerek uyandı. Valizini hazırlaması gerekiyordu. Dışı yıpranmış, hatıralarla dolu valizi açtı. Boğazına düğümlenmiş, dizilmiş, çökmüş sesi; kelimeleri, haykırışları, çığlıkları, çaresizlikleri oluk oluk valize akıtıyordu. Kan mıydı,
Modern dünyada, özellikle de Batı dünyasında, Antik Yunan kültüründen daha fazla temel oluşturan bir kültür yok. Sanat, mimari, tiyatro, tıp, matematik, felsefe ve siyaset alanlarında önemli yeniliklere imza atmışlar ve
Feminizm Bir Kimlik Değil, Politik Bir Teori ve Mücadele Alanıdır. Valeria Bryson’ın Feminist Politika Teorisi adlı çalışması, feminizmi yalnızca kadınların taleplerine indirgenen bir eşitlik söylemi olmaktan çıkararak, modern siyaset düşüncesinin
Eşitlik, ancak sesi susturulanlar konuştuğunda mümkündür. Toprağın Tuzu (Salt of the Earth, 1954), yalnızca bir emek mücadelesi filmi değil; sınıf mücadelesinin içindeki görünmez cinsiyet eşitsizliğini açığa çıkaran radikal bir feminist






