25 Kasım yaklaşırken, kalemimi yeniden matriarkanın izine, özgür kadın çizgisinin ortak ruhuna dokunduruyorum. Çünkü kadınların, transların ve tüm özgür öznelerin sesini bastırmaya çalışan bin yıllık erkek egemen uygarlığın karşısında, bizlerin
25 Kasım yaklaşırken, kalemimi yeniden matriarkanın izine, özgür kadın çizgisinin ortak ruhuna dokunduruyorum. Çünkü kadınların, transların ve tüm özgür öznelerin sesini bastırmaya çalışan bin yıllık erkek egemen uygarlığın karşısında, bizlerin
İstanbul – İstanbul Valiliği, sokak hayvanlarına yönelik “kontrolsüz besleme” faaliyetlerini sınırlandıran yeni bir talimat yayımladı. Karara göre parklar, okul ve hastane çevreleri, ibadethaneler, yol kenarları ve çocuk oyun alanlarında düzensiz
Okuma Önerisi; Orijinal adıyla Herland, Amerikalı feminist Charlotte Perkins Gilman tarafından 1915’te yazılmış bir ütopya romanıdır. 2007 yılında Seher Özbay’ın özenli çevirisiyle dilimize kazandırılmıştır. Kitap, üç erkek karakterin keşfetme dürtüsüyle
Bir tur bindiğim bisikletin bile beni yargılar, Gözlerimi kapasam, yolsuz, duraksız, kuralsız olsam, Sonra sana anlatsam kırılgan dallarımı, Korkularımı, bir çocuktan fazla arzularımı, Kayboluşlarımı, sanrılarımı, Sırlarımı ki aklın hayalin yetmez,
Şiddet her zaman bağırmaz, vurmaz, kırmaz; her zaman tokatla ya da tehditle gelmez. Bazen öperek, överek, hatta alkışlayarak gelir. “Annelik en kutsal görevdir.” “Yuvayı dişi kuş yapar.” “Kadınlar armağandır.” vs.
Kadın Özgürlüğünün Gürültülü, Cesur ve Asla Susturulamayan Sesi Endonezya’nın muhafazakâr bir bölgesinden yükselen üç genç kadının, dünyanın en sert sahnelerinde yankılanan bir çığlığa dönüşmesi: Voice of Baceprot (Gürültü) tam olarak
Film önerisi; 2003 İspanya yapımı olan filmin yönetmeni ve aynı zamanda senaristlerinden biri Icíar Bollaín’dir. Film, bugüne kadar gösterildiği 30’a yakın ülkede büyük ilgi görmüş, sadece İspanya’da iki milyona yakın
Türkiye’de hayvan hakları mücadelesinin omurgasını oluşturan 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu, yıllarca eksikleri olsa da temel bir çerçeve sunmuş; “yaşam hakkı” kavramını devlet politikası içinde görünür kılmıştı. Fakat 2024–2025 sürecinde,






