“Kadınların başkaldırması, insanlığın başkaldırması demektir.” Birleşmiş Milletler Örgütü’nün son verileri (19 Kasım 2025), yeryüzünde 840 milyon kadının -yani 15 yaş üzeri yaklaşık her üç kadından birinin- yaşamlarında en az bir
“Kadınların başkaldırması, insanlığın başkaldırması demektir.” Birleşmiş Milletler Örgütü’nün son verileri (19 Kasım 2025), yeryüzünde 840 milyon kadının -yani 15 yaş üzeri yaklaşık her üç kadından birinin- yaşamlarında en az bir
Bir yandan kahvesini yudumluyor, bir yandan balkon pervazında duran o yapay yeşilliği suluyordu kadın. Her sabah. İstisnasız.İnce belli çay bardağını yarısına kadar dolduruyor, plastik yaprakların arasına yavaşça döküyordu suyu. Damlalar,
Gecenin en karanlık anında irkilerek uyandı. Valizini hazırlaması gerekiyordu. Dışı yıpranmış, hatıralarla dolu valizi açtı. Boğazına düğümlenmiş, dizilmiş, çökmüş sesi; kelimeleri, haykırışları, çığlıkları, çaresizlikleri oluk oluk valize akıtıyordu. Kan mıydı,
Feminizm Bir Kimlik Değil, Politik Bir Teori ve Mücadele Alanıdır. Valeria Bryson’ın Feminist Politika Teorisi adlı çalışması, feminizmi yalnızca kadınların taleplerine indirgenen bir eşitlik söylemi olmaktan çıkararak, modern siyaset düşüncesinin
“Kaç yıl oldu saymadım köyden göçeli,Mevsimler geldi geçti, görüşmeyeli…”Sen söyle, arkadaşım. Geçti mi sahi?Ben mevsimleri sayamadım.Hava hep kapalı. Gökyüzü yok. 18 saatlik üretim ışıkları yalnızca beyaz. Tavanda hep benden büyük,
Eşitlik, ancak sesi susturulanlar konuştuğunda mümkündür. Toprağın Tuzu (Salt of the Earth, 1954), yalnızca bir emek mücadelesi filmi değil; sınıf mücadelesinin içindeki görünmez cinsiyet eşitsizliğini açığa çıkaran radikal bir feminist
Biz kadınlar olarak emeğimiz, hayatımız ve özgürlüğümüz için alanlarda olacağız. Biz kadınlar artık biliyoruz ki: Yaşadıklarımız münferit değil, şiddet kader değil. Yoksulluk tesadüf değil, “tükenmişlik” kişisel bir “baş edememe” hâli
Leyla’nın Kardeşleri, aile kurumunun içinde görünmez kılınan kadın emeğini ve fedakârlığını merkezine alan, sessiz ama derinlikli bir film. Hikâye, babalarını kaybettikten sonra anneleriyle birlikte yaşam mücadelesi veren kardeşlerin gündelik hayatına
Nancy Chodorow’un Anneliğin Yeniden Üretimi kitabı, anneliği biyolojik bir kader olarak değil, toplumsal ve psikolojik süreçler içinde şekillenen bir rol olarak ele alan öncü bir çalışmadır. Feminist teori ve psikanalizi






