Kadınların tarihi yalnızca uğradıkları şiddetin değil, o şiddete karşı örgütledikleri direnişin de tarihidir. 25 Kasım’a yaklaşırken bir kez daha kadın cinayetlerini, erkek şiddetini, savaşları, yoksulluğu, kadın emeğinin sömürülmesini ve kadınların
Kadınların tarihi yalnızca uğradıkları şiddetin değil, o şiddete karşı örgütledikleri direnişin de tarihidir. 25 Kasım’a yaklaşırken bir kez daha kadın cinayetlerini, erkek şiddetini, savaşları, yoksulluğu, kadın emeğinin sömürülmesini ve kadınların
İnsanlık tarihi yalnızca savaşların, iktidarların ve fetihlerin tarihi değildir. Aynı zamanda insanların bir arada, eşit ve özgür yaşama arayışının; yani barış mücadelesinin de tarihidir. İnsan topluluklarının paylaşımcı ve komünal yaşam
Yapay zekâ, kadınlar ve dijital gözetimin yeni yüzü Bir zamanlar gözetlenmek için takip edilmek gerekiyordu. Ardınızdan birinin gelmesi, telefonunuzun dinlenmesi, evinizin önünde beklenmesi, özel hayatınıza fiziksel olarak müdahale edilmesi gerekiyordu.
Hene Ebuzeyneb İçin Adalet: Feminist Kadınlardan KamuoyunaBu taleplerimiz; resmi iddiaların, aceleci medya dilinin ve olası manipülasyonların karşısına feminist şüpheyle dikilen feminist kadınların bağımsız araştırma ve iz sürme çabasının ürünüdür. Hene
Bugün dünyaya baktığımızda her şeyin büyüdüğünü görüyoruz: şehirler büyüyor, teknoloji büyüyor, şirketler büyüyor, devletlerin denetim aygıtları büyüyor. Ama insanın birbirine olan yakınlığı aynı oranda büyümüyor. Tam tersine, insanlar giderek daha
Bugün dünyaya baktığımızda her şeyin büyüdüğünü görüyoruz: şehirler büyüyor, teknoloji büyüyor, şirketler büyüyor, devletlerin denetim aygıtları büyüyor. Ama insanın birbirine olan yakınlığı aynı oranda büyümüyor. Tam tersine, insanlar giderek daha
Edebiyat yalnızca aşkların, kahramanların, sarayların ya da bireysel acıların anlatıldığı bir alan değildir. Edebiyat aynı zamanda sınıfın, emeğin, yoksulluğun, sömürünün ve direnişin de aynasıdır. Çünkü insan hangi çağda yaşarsa yaşasın;
Raya Dunayevskaya’nın “Rosa Luxemburg: Kadınların Kurtuluşu ve Marx’ın Devrim Felsefesi” adlı kitabı, Rosa Luxemburg’u yalnızca tarihsel bir devrimci figür olarak değil; kadın özgürlüğü, sınıf mücadelesi, demokrasi, devrim ve insanın özgürleşmesi
Bu Bir “Ahlak Sorunu” Değil, İktidar Sorunudur. Cinsel taciz ve tecavüz, çoğu zaman bireysel suçlar olarak ele alınır. Sanki mesele birkaç “sapkın” insanın davranışıymış gibi sunulur. Oysa bugün yaşananlar, bunun
Emeğe, Patriarkaya ve Sömürü Düzenine Karşı Tarihsel Bir Başkaldırı Ateşten Doğan Bir Tarih 8 Mart bir takvim günü değildir. 8 Mart, kadınların tarih boyunca biriken öfkesinin, emeğinin ve direnişinin adı






