NEYDİ, NE OLDU ŞU TEZ CANIM?

Kadınlar ve erkeklerin hukuku da tarihsel.

Okuma yazma bilmeyen, toplumda tek var olma şekli bir adamın eşlerinden biri; çocuklarının annesi payesi olan, evliliği kocasının iki dudağı ve anlık psikolojik hâline bağlı olan bir konumdaki kadınla, şimdi 25-30 yaşına kadar okumuş, meslek sahibi olmuş, ekonomik özgürlüğü olan bir kadın aynı görülüyor.

Konu kadınlar olunca cahiliye kadını ile ben eşitim. 7 yaşından 22 yaşıma kadar her sabah evden çıkıp türlü çilelerle okula gidip eğitim alayım, kocamla aynı eğitim ve sıkıntıları yaşamış olayım; eee evlendikten sonra onunla ilgili bir sorun yaşasam bile o bana öğüt versin, yatağımda yalnız bıraksın, olmadı salıversin… Bu kadar kolay… O boşanmak isterse, “Sulh iyidir, nefisler cimridir.”

Ve bugün yıl olmuş 2025, yaşasın! Allah beni kocama dövdürmüyor, sadece serbest bıraktırıyor. Ne mutlu bana… “İkrah değil, itaatmiş kocamın beklediği” deyip, bu haber meal yazarları tarafından büyük bir müjde olarak verilip sevinmemiz bekleniyor… Erkek nüşuz ederse sulh iyidir. Nefisler cimridir.

Kadınlar, erkekler ve toplum…

Her şey değişti. Bunu konu kadın olunca görmek istemiyorlar. Kuran, kadınlarla ilgili Arap cahiliyyesindeki; eğitimsiz, işi gücü ve ekonomik özgürlüğü olmayan kadınlar göz önünde bulundurularak şekillendirilmiş diyebileceğimiz pek çok hükmü barındırıyor. Şahitlikte de bu yüzden erkekle eşit değil mesela.

Her şey değişti; kadınların eğitimi, sosyal statüsü, kimliği, bilinci, zihniyeti… Ama ona yapılacak psikolojik ve hukuki muamele aynı cahiliyedeki gibi. Bunun “Savaş için besili atlar hazırlayın,” statüsü kadar tarihsel olduğu anlayışı yok. Biz ‘daha dövün‘ demiyor, “İkrah değil itaat, çok şükür,” mesabesindeyiz.

Şimdi özgüven sahibi, bakımlı, kendini her yönden yetiştirmiş ve geliştirmiş bir genç kıza diyelim ki;

“Sana çok büyük bir müjdem var!”

– Nedir?

“Allah seni kocana dövdürmüyormuş!”

-Ne münasebet!, demez mi?

“Döv değil, serbest bırakın” diyormuş. Nüşuz geçimsizlik ve şiddet değil, evden ayrılmakmış. Sen ‘ayrılmak istiyorum’ dersen kocan önce sana öğüt verecek, uslu uslu dinleyeceksin. Olmadı, gönüllü itaat etmedin; yatağında seni yalnız bırakacak ki onsuz yaşayıp yaşayamayacağını test edeceksin. O diğer eşleriyle eğlenirken sen acı içinde bir karar vereceksin.”

İtaat edersen eşin geçmişi açmadan devam edecek (bu büyük bir lütuf, sana kıymetini bil!). Eğer etmezsen… İtaat bekleniyor senden; ikrah, darb yok; serbestçe boşanabilirsin, ne mutlu sana! Hangi genç kız böyle bir dini kendisi için en güzel hükümler içeren, huzur ve barış dini olarak görür? Sonra da “Vayy kızlarımız feminist oldu, kahrolasıca Batı” diyoruz.

Kuran’ın o dönemde yaptığı bütün düzenlemeler kadınların lehine idi, onlara zulmü kaldırmak içindi. Şimdi ise değişen şartları göz önünde bulundurmayan Müslümanlar hâlâ kadının erkek tarafından dövülerek terbiye edilebileceğini Allah’ın söylediğini ve bugün de bunun hâlâ geçerli olduğu düşüncesindeler.

Tüm bunlara “Aklı yarım, dini yarım” vasıfları da eklenince Sezen Aksu şarkısı eşliğinde hüzne gark olmamak imkânsız…

“Geldim yarım, kaldım yarım. Neydi, ne oldu şu tez canım?”

ZÜHRE

0 Votes: 0 Upvotes, 0 Downvotes (0 Points)

Leave a reply

Sosyal Medya
  • Facebook38.5K
  • X Network32.1K
  • Behance56.2K
  • Instagram18.9K

En Son Yazılarımızdan İlk Siz Haberdar Olun!

E-posta yoluyla bülten almayı kabul ediyorum. Daha fazla bilgi için lütfen şurayı inceleyin:Gizlilik Politikamız

Advertisement

Loading Next Post...
Takip Et
Search Trending
Şimdi Popüler
Loading

Signing-in 3 seconds...

Signing-up 3 seconds...