KURAN’DA KADIN VE ERKEK

ZÜHREKadın Ve İnanç5 months ago291 Views

Ataerkil kültürün bize biçtiği kadın ve erkek profili, Allah’ın Kuran’da anlattığı kadın ve erkek profilleri ile örtüşmüyor.

Allah, kadınları zayıf, aciz, naif, zarif, kırılgan, hassas, korunmaya muhtaç, kanadı kırık, duygusal gibi vasıflarla yarattığına dair bir bilgi vermez; bırakın bilgiyi, böyle bir imada bile bulunmaz.

“Erkekler kadınlar üzerinde kavvamdır” derken de, bunu kadınların aciz ve zayıf oluşuna değil, erkeklerin dışarıda çalışıp kadınların maddi ihtiyaçlarını karşılamasına bağlar.

Fazlur Rahman, 4/Nisa:34 ayetinde geçen ve erkeğin kadınlar üzerinde kavvam/yönetici olarak takdimini şu şekilde yorumlar:>

“Bu ayet, erkeklerin fazilet ve insanlık açısından değil, bilakis görev açısından kadınlardan üstün olduğunu gösterir. Çünkü onlar para kazanıp kadınları için harcamakla yükümlüdür. Fakat bu üstünlük onların mahiyetlerinden gelmemektedir; sadece etkinlikleri itibarıyladır. Şayet bir kadın maddi yönden—mesela miras yolu ile veya çalışıp kazanmakla—bağımsızlaşırsa ve evinin geçimine katkıda bulunursa, erkeğin bu yönden olan üstünlüğü o ölçüde azalır. Çünkü insan olarak bir erkek, karısından üstün değildir.”

Rabbimizin bize anlattığı kadın örnekleri güçlü, mücadeleci, girişken, cesur kadınlardır. Daha doğrusu Allah katında güçlü kadın / güçlü erkek ayrımı yoktur. Mümin kadınlar ve mümin erkekler O’nun nezdinde eşittir. Allah’tan taşıdığımız ruh kadın ve erkek olarak eşittir. Allah’ın kadını ve erkeği değerlendirme kriteri eşittir: takva.

Kuran’ın anlattığı kıssalarda geçen kadın ve erkek örneklerini incelediğimizde bahsettiğimiz farkı daha yakından görebiliriz:

Hz. Adem ve Havva kıssası: Tahrif edilmiş Tevrat’ta söylenenlerin aksine, cennetten kovulmaya sebep Havva’nın şeytan tarafından kandırılıp sonra eşini kandırması değildir. Suçları da ortaktır ve eşittir; yaşamları gibi…

Hz. Nuh: Eşi kendisine inanmamıştır, oğlu da. “Çocuğu da kendine benzettin” deyip kızmamıştır eşine. Sabırla evliliğini sürdürmüş, peygamberliği gibi…

Hz. İbrahim: Evli, çocukları çok seven biri, fakat baba olamıyor. Sare, eşi için çok üzülüyor ve Hacer’le evlenmesine müsaade ediyor. Oğlu İsmail doğunca, yine çok sevdiği için eşini kıskanıyor ve “Al bunları götür, gözüm görmesin” diyor. “Kalbim mutmain olsun, öldükten sonra nasıl dirileceğim?” diye Allah’tan delil isteyen Hz. İbrahim, itiraz etmiyor, tartışmıyor; eşini anlıyor.

Hz. Süleyman: Sebe Melikesi Belkıs’tan haber alınca ona elçiler göndermiş, beraberinde çeşit çeşit hediyelerle. Belkıs’ı sarayına davet ettiğinde ona sürpriz yapmak ve gücünün ihtişamını göstermek için binlerce kilometre uzaklıktaki tahtını ışınlattırmış. Sarayın camdan zemininin altındaki suyu fark eden Belkıs’ın eteklerini ıslanmasın diye topladığını görünce gülümsemiştir. Süleyman bir yerde daha gülümser; ordusuyla savaşa giderken bir karıncanın diğerlerine “Çabuk yuvalarınıza girin, yoksa Süleyman ordusu sizi ezer” deyişine… Süleyman’ı Sultan yapan, bir kadının şaşkınlıkla eteklerini toplamasındaki zarafeti ve bir karıncanın panikle yuvalara davetinde hissettirdiği gücün sahibi Allah’ı unutmadan gülümsemesidir belki de…

Hz. Lokman: Oğluna öğüt veren bir baba. Çocuk eğitiminden sadece anneyi sorumlu tutan geleneğe meydan okurcasına bize örnek bir baba. “Oğulcuğum” diye söze başlayan müşfik bir baba…

Hz. Musa: Hayatının en kritik üç döneminde ilahi yardımın kadın eliyle dokunduğu Musa. Firavun’un askerlerinden kurtaran annesi, Nil Nehri’nde onu bulup büyüten Asiye, sarayı terk edip çöle sığındığında en çaresiz anında karşılaştığı iki genç kız… Bu iki genç kız babalarına derler ki: “Bir genç bize bugün yardım etti; onu çoban tutalım.” Siz elin adamıyla nasıl konuşursunuz diye kızlarını kınamayan, “Çağırın gelsin” deyip Musa’yı çoban ve damat yapan baba, Hz. Şuayp peygamberdir.

Hz. Yusuf: Suçsuz olduğunu bile bile onu zindana attıran ataerkil söylemin dedikodularından bunalan Vezir örneği dikkat çekicidir. Vezir’in karısına hitaben söylediği “Sizin hileniz pek büyüktür” sözünü bağlamından koparıp “Bakın Kuran’da Allah kadınlara böyle diyor” diyen ataerkil zihniyetin Allah’a attığı iftirayı hatırlatmak gerekir.

Hz. Meryem: Annesi kendisine hamileyken erkek olacağı umuduyla Allah’a adanmış bir kızdır, Meryem. Kızı olduğunu öğrenince üzülen annesine bir ders verircesine, bakire Meryem’e İsa’yı verir Allah. Meryem’in iffetini konuşanları beşikteki bebekle susturur.

Hz. Aişe: Kendisine atılan çirkin iftira karşısında, adeta Müslümanları azarlayarak Allah tarafından ayetlerle aklanan bir kadındır. Konu kadının iffeti ise beşikteki bebek dile gelir; Meryem aklanır. Konu kadının iffeti ise Cebrail bir hışımla gelir; Aişe aklanır.

Ebedî hitabıyla zarif dokunuşları ölümsüzleştiren Allah muhteşemdir.

ZÜHRE

Görsel; Shamsia Hassani

2 Votes: 2 Upvotes, 0 Downvotes (2 Points)

Leave a reply

Sosyal Medya
  • Facebook38.5K
  • X Network32.1K
  • Behance56.2K
  • Instagram18.9K

En Son Yazılarımızdan İlk Siz Haberdar Olun!

E-posta yoluyla bülten almayı kabul ediyorum. Daha fazla bilgi için lütfen şurayı inceleyin:Gizlilik Politikamız

Advertisement

Loading Next Post...
Takip Et
Search Trending
Şimdi Popüler
Loading

Signing-in 3 seconds...