
Bir arada duramayan bizlere, ortak dertleri olup da birlikte düşünüp çözüm aramak, direnmek ve mücadeleyi beraber vermek yerine odanın iki ucunda durmayı tercih edenlere. Freud’un “Kirpiler Teoremi” iyi bir örnek; çok soğuk zamanlarda ısınmak için birbirine sokulan dikenlerinin birbirine batmasından dolayı canları yanınca uzaklaşan kirpileri gözlemliyor Freud.
Defalarca bunu deneyip sonunda soğuktan donarak öleceklerini anlayıp, dikenleri canlarını yaksa, hatta derilerini kanatsa bile birbirlerine sokulup ısınarak soğukta ölmeden kışı geçirmeyi başarıyorlar. Birbirimizden farklı olsak da, birbirimizi acıtsak da bizi yok edecek olana karşı bir arada durmayı becermek gerekiyor.
Kirpiler kadar düşünemeyen varlıklar mıydık da bir arada duramadık? Parça parça olduk; dini, mezhebi, ideolojisi, ırkçılığı, kadını, erkeği…
Peki neydi olması gereken? Kadınla erkek yan yana; ne oldu da duramadı? Ya da patriarka neden korktu? Aslında soru yanlış oldu; “Kadından neden korktu?” olacaktı.
Dünyanın bilinen her döneminde kadına düşman; kadın 2. sınıf, din ve kurallarla hapsedilen, hareket alanı daraldıkça daraltılan. Bu kadar korkulan kadın ne yapmış olabilir ki? Bilmiyoruz. “Biliyorum” diyen de bilmiyor. Çünkü bunca zulmü hak edecek ne yapmış olabilir? Kimse bilmiyor. Geçmişte ne oldu?
Bilinen tarihte açıklaması yok; yazılı olarak da yazıtlarda, sembollerde yok. İnsan türünü var edip sürekliliğini sağlayan kadın ve erkekten kadın ne yapmıştı? Sadece kadının nasıl ezildiği, sömürüldüğü, yok sayıldığı, öldürüldüğü, köleleştirildiği anlatılır, yazılır. Bu durumda neden-sonuç ilişkisi kuramıyoruz; sonuç var, neden yok.
Neden kadın olmak? Peki neden? Egemen sınıfların kadını tehdit olarak algılaması için kadın ne yapmış olabilir ya da neler? Cevap yok. Yok, yok. Eşyanın tabiatına aykırı… Dünyada her şey bir neden-sonuç ilişkisiyle tanımlanabilir ama bunda yok.
Dünyanın binlerce yıllık tarihinde ne oldu da kadınlar erkekleri bu kadar korkuttu? Başka türlü açıklanamaz. Ancak bir şeyden çok fazla korkmalısınız ki kendi gücünüzü, egemenliğinizi koruyabilmek için bu kadar katı yasaklar koymanız gerek.
Düşmana onun kimliğini yok ederek, isimsizleştirerek, köleleştirerek, benliğini yok ederek bir hapishane yaratırsınız dünyada. Bilen anlatsın: Yazılı, yazısız belgelerde kadınlar dünyayı ele geçirdi, erkekleri köleleştirdi, diri diri yakarak çoğalmalarını engelledi, hatta kundakta erkek popülasyonunu kontrol altında tutmak için fazla erkek bebekleri öldürdü, kurban etti, eve hapsetti, kadının yanında konuşması yasaklandı, tecavüze uğradığı için taşlandı, katledildi, eşinden ayrılmak isteyince öldürüldü, vs. vs. vs…
Böyle bir medeniyet dünyada vardı da sonrasında yok oldu da erkekler önlem mi aldı daha sonraki uygarlıkların var oluşunda? Birisi bana anlatsın. Yok, yok, yok… Ya da ben hiçbir halt bilmeyen kör cahilim.
Kaç bin yıllık dünya tarihinde, antik çağda, mitolojide yok; hep erkek egemen. Tanrılar erkek, peygamberler ki kitap indiği kabul edilenler erkek. Eee????
Kadın nerede? Antik Yunan’da olimpiyatları seyredemeyen kadın… Biz bu erkeklere ne yaptık da ezelden beri bize düşman? Deyin de bilelim.
Gonca YILMAZ






