Kadın Özgürlüğünün Gürültülü, Cesur ve Asla Susturulamayan Sesi Endonezya’nın muhafazakâr bir bölgesinden yükselen üç genç kadının, dünyanın en sert sahnelerinde yankılanan bir çığlığa dönüşmesi: Voice of Baceprot (Gürültü) tam olarak
Kadın Özgürlüğünün Gürültülü, Cesur ve Asla Susturulamayan Sesi Endonezya’nın muhafazakâr bir bölgesinden yükselen üç genç kadının, dünyanın en sert sahnelerinde yankılanan bir çığlığa dönüşmesi: Voice of Baceprot (Gürültü) tam olarak
Katilleri Koruyan Devlet, Direnen Kadınlar! Bir Tarihin Başlangıcı: Mirabel Kardeşler ve 25 Kasım’ın Doğuşu 25 Kasım, bir takvim gününden çok daha fazlasıdır; kökleri Latin Amerika’da, üç kadının cesaretinde filizlenir. Dominik
Uzun zaman oldu bu hayatta yol alalı. Hayatı kavrayışım, farkındalıklarımın oluşması hiç kolay olmadı. Ama bir gün öğrendiklerimin çoğunun hayatın acımasız gerçeği karşısında yerle bir olduğunu fark ettim. O zaman
“Kafese Konmuş Krallar ve Kraliçelere!” İnsanlara haksız ve adaletsiz bir şeyi kabul ettirmek için şiddete veya şiddet tehdidine ihtiyacınız vardır. Patriarkada kullanılan şiddet de bu sebeple tesadüfi değildir. Kadınlara ve
Şiddet her zaman bağırmaz, vurmaz, kırmaz; her zaman tokatla ya da tehditle gelmez. Bazen öperek, överek, hatta alkışlayarak gelir. “Annelik en kutsal görevdir.” “Yuvayı dişi kuş yapar.” “Kadınlar armağandır.” vs.
Sylvia Pankhurst (1882–1960) Tarih kitaplarında ismi çoğu zaman “Süfrajet” olarak geçer ama Sylvia’yı bir kategoriye hapsetmek mümkün değildir. O, kadın mücadelesi ile sınıf mücadelesini birbirinden ayırmayı reddeden; feminizmi yalnızca oy
Kadınlar ve erkeklerin hukuku da tarihsel. Okuma yazma bilmeyen, toplumda tek var olma şekli bir adamın eşlerinden biri; çocuklarının annesi payesi olan, evliliği kocasının iki dudağı ve anlık psikolojik hâline
Adalet, eşitliğin bozulması sonucu ortaya çıkan bir kavramdır. Adalet, bozulan eşitliğin yeniden tahsis edilmesi, oluşan eşitsizlikten kaynaklı yaşanan maddi ve manevi kayıpların; kaybedenin ve kamunun vicdanını rahatlatması için gereklidir. Herkes
Yıllar önceydi. Yaklaşık yirmi yıl kadar önce… Sürekli gittiğim bir marketin kasasında henüz işe o gün başlayan genç bir kız gördüm. Sessiz, ürkek ve gözleri hep yere yakın. İnsan daha
Evde gün boyu ev işi, yemek, bulaşık, çamaşır, ütü, temizlikle yorulan annesini gören küçük erkek çocuğu; akşam babasının eve gelince kanepeye uzanıp annesine hizmetçi muamelesi yaptığını fark etti. “Baba annem






