
Biz kadınlar olarak emeğimiz, hayatımız ve özgürlüğümüz için alanlarda olacağız. Biz kadınlar artık biliyoruz ki: Yaşadıklarımız münferit değil, şiddet kader değil. Yoksulluk tesadüf değil, “tükenmişlik” kişisel bir “baş edememe” hâli değil.
Bu düzen kadınları sistematik olarak yoksullaştırıyor, güvencesizleştiriyor ve yalnızlaştırıyor. Evde ücretsiz çalışıyoruz, işte düşük ücretle sömürülüyoruz, bakımı tek başımıza sırtlanıyoruz.
Çocuk bakımı, yaşlı bakımı, hasta bakımı bizim doğal görevimiz sayılıyor. Emeklerimiz görünmez kılınıyor, hayatlarımız değersizleştiriliyor. Biz bu düzene razı değiliz, hep birlikte değiştireceğiz bu düzeni.
Kadın cinayetleri politiktir. Şiddet, ekonomik bağımlılıkla, güvencesizlikle ve eşitsizlikle beslenir. Devletin korumadığı, yasaların uygulanmadığı, bakımın kadınların omuzlarına yıkıldığı bu düzende kadınlar hayatta kalmaya zorlanıyor.
Bizler:
6284’ün etkin uygulanmasını, şiddete karşı gerçek korumayı, kadınların yaşam hakkının güvence altına alınmasını istiyoruz.
Ev içi emek görünmez değildir; toplumsal emektir. Bakım, kadının kaderi değil; kolektif bir sorumluluktur. Kreş haktır.
Bakım hizmetleri kamusal ve erişilebilir olmak zorundadır. Eşit işe eşit ücret istiyoruz. Güvenceli iş, güvenceli yaşam istiyoruz. Kadınlar olarak hayatta kalmak için evliliğe, bir erkeğe, bir aileye mahkûm edilmek istemiyoruz.
Şiddete maruz kalmadığımızda yalnız bırakılmayacağımızı, emeğimizin değersizleştirilmediği bir hayatı istiyoruz. Bu taleplerin hiçbiri tek tek ele alınamaz. Çünkü sorun yalnızca yasalar ya da niyetler değil; hayatımızı kâr ve sömürü üzerine kuran bu düzendir.
Kadın özgürlüğü reformlarla, iyi niyetle ya da sabırla gelmeyecek. Kadın özgürlüğü, emeğin görünür olduğu, bakımın paylaşıldığı, hayatın piyasa kurallarına terk edilmediği bir toplumsal düzenle mümkündür. Eşitlik, eşyaşam ve demokratik bir aile yapısı ile mümkündür.
Bu yüzden 10 Ocak’ta Ankara’dayız. Emeğimiz için, hayatlarımız için, özgürlüğümüz için…Susmuyoruz. Korkmuyoruz. İtaat etmiyoruz. Kadınlar olarak bir arada olacağız; bu düzeni değiştirmeden kadının kurtuluşunun mümkün olmayacağını hepimiz çok iyi biliyoruz ve hep birlikte haykıracağız: Dünyanın yarısı kadın. Kadın olmadan devrim olmaz. Eşitlikçi, özgürlükçü, demokratik bir yapı için hep birlikte mücadele etmeye devam edeceğiz.
Matriarkanın İzi






