ERKEKLİK İNŞASI OLARAK: ALDATMA

adminKültür - Sanat6 days ago61 Views

“İyi kötü bir dükkanım vardı, iyi kötü bir karım vardı; başımı sokacak bir evim, evde kaynayan bir tencerem, iki çocuğum vardı. Öyleyse mutlu olmalıydım.”

Bu sözler Ayfer Tunç’un “Kadın Hikayeleri Yüzünden” isimli öyküsünün başkahramanına ait. Evli, iki çocuk babası ve manifaturacı olan anlatıcımız, arkadaşlarından işittiği ‘kadın hikayeleri’ yüzünden kendisinde bir şeylerin eksik olduğunu fark ederek bir ‘tamlık’ inşasına girişiyor. Hikâye, zaman zaman: “Ben mutlu bir adam mıyım?” türünden bir sorgulama yaşayan karakterin iç monologlarıyla ve kendini değersiz hissetmesiyle başlıyor. Köseliğiyle ve boyuyla sorunu olan karakter ayakkabısının içine mukavva koyuyor daha uzun görünmek için. Ayrıca kendisinde becerisizlik, cesaretsizlik gibi ‘erkeklik’ normlarıyla çelişen özelliklerin bulunduğunu da düşünüyor ve kendi ‘eksik’ erkekliğini toplumun erkeklik normlarına uygun şekilde inşa etmeye başlıyor.

Arkadaşı Turcan’ın kadınlarla olan münasebetlerine şaşırıyor ve kendisinin çok uzak olduğu o vadilere dair müthiş bir özlem ve merak duymaya başlıyor ve kendi hayatının nelerden mahrum olduğunu büyük bir üzüntüyle, bu üzüntüye eş, o yoksunluğu gidermeye dair güçlü bir arzu duyarak fark ediyordu. Akşam yemekleri, içkili muhabbetler ve kimi muhayyel kimi gerçek kadın hikayeleri… Bu hikayeler kahramanımızın başını döndürüyor. Açık saçık konuşmalar, kahkahalar, güzel kokular, kemiksiz ve alabildiğine beyaz olduğunu tahmin ettiği kadınlar… “Dünyadaki güzel kadınları düşünürken karım aklıma hiç gelmedi.” diyordu kahramanımız.

Bir noksanlık ya da olmamışlık hissi onda bir oyuna girişme arzusu uyandırıyordu. Bunu telafi etmek zorundaydı. Alkol almaya, yakasında ruj izleriyle geç saatlerde evine gitmeye başladı. Karısı sessizdi. İçten içe üzülüyor, kocasının bu yeni ve tuhaf halini sessizce, müdahalesiz ve geçeceğini umarak izliyordu. Ancak geçmeyecekti ve bu aldatma hikayesi kadının intiharıyla nihayetlenecekti.

Kadın karakter o kadar sessiz ve edilgendi ki hikâyede varlığını bile unutabiliyoruz zaman zaman. Hikâyeyi bütünüyle erkek karakterin gözünden, onunla empati kurarak okuyoruz. Kadın bu kadar edilgen olmayıp kendi hayatının öznesi olmayı başarabilseydi acaba başka bir son yazılabilir miydi diye düşündüm. Fakat en çok müteessir olduğum yerlerden biri kadının çocuklara ayakkabı almak için kocasından para istemek zorunda olmasıydı. Kocasına hem küstü hem buna mecburdu. Erkek ise bundan zevk alıyordu içten içe. Karısının bütün dünyasının onun avucunun içinde olması, buna karşılık kendisinin bağımsızlığı ve giriştiği hovardalık oyunu… Onun daha iyi, güçlü ve tam hissetmesini sağlıyordu. Kural böyleydi çünkü. Doğa böyleydi. Zaten erkek tek eşliliğe çok da müsait bir varlık değildi.

Böyle düşünmesinin ardında erkeklerin çok eşliliğe uygun canlılar olmadıklarını biyolojik determinizme, cinsiyet rollerini doğaya dayandırarak meşrulaştırmaya çalışan devasa bir “ataerkil” gelenek vardı. Erkeklerin sadakatsizliğini aklayan bu söylem aynı zamanda onlara bunu yapmadıklarında eksik hissettiren yalanla aynıydı. Hikâyeyi düşündüğümüzde bu yalana inanan erkek karakterin kendisinin de bir kurban olduğunu görürüz. Aynaya gözü her takıldığında ‘yüzünün çizgilerine mavi bir mürekkep dolduğunu ve kendisinin adeta terk edilmiş bir ev köpeğini andırdığını’ düşünüyordu. Kendilik algısı böyleydi. Kendisinde hissettiği becerisizlik, yetersizlik yanılsamasını besleyen şeyler hakikat değil ataerkil çıkarları koruyan mitlerdi.

“Ya ölecektim ya eski yaralarımdan doğacaktım yeniden. Eski yaralarımdı benim kadınlar. Çürümüşlüğümdü, hayatımın bir demet ot gibi kurumasıydı kendi kendine; üzerinden çok sular akmış da aşınmış taş parçaları kadar değersizliğimdi. Korkaklığımdı, sinmişliğimdi, kendi içime dönmüşlüğümdü,” diyordu. Kendisi değilse de karısı öldü. Ataerkinin sessizce işlediği, adı konmamış binlerce cinayetten biriydi sadece.

*Ayfer TUNÇ, Kırmızı Azap- Kadın Hikayeleri Yüzünden, Can Yayınları, 7. Baskı.

Yasemin TAŞER

1 Votes: 1 Upvotes, 0 Downvotes (1 Points)

Leave a reply

Sosyal Medya
  • Facebook38.5K
  • X Network32.1K
  • Behance56.2K
  • Instagram18.9K

En Son Yazılarımızdan İlk Siz Haberdar Olun!

E-posta yoluyla bülten almayı kabul ediyorum. Daha fazla bilgi için lütfen şurayı inceleyin:Gizlilik Politikamız

Advertisement

Loading Next Post...
Takip Et
Search Trending
Şimdi Popüler
Loading

Signing-in 3 seconds...

Signing-up 3 seconds...